Çekişmeli Boşanma Davası: Sebepler, Süreç ve Süre

Eşlerin boşanma veya boşanmanın sonuçları konusunda anlaşamadığı durumlarda boşanma, ancak çekişmeli boşanma davası yoluyla gerçekleşebilmektedir. Türkiye’de açılan boşanma davalarının önemli bir kısmı bu niteliktedir. Çekişmeli boşanmada mahkeme; boşanma sebebinin varlığını, tarafların kusur durumunu, nafaka, tazminat ve velayet gibi konuları delillere göre değerlendirerek karar vermektedir.

Bu rehberde Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) düzenlenen boşanma sebepleri, davanın hangi mahkemede açılacağı, yargılamanın aşamaları, davanın ortalama süresi ve boşanmanın mali sonuçları açıklanmıştır.


Çekişmeli Boşanma Nedir?

Çekişmeli boşanma, eşlerden birinin boşanmak istemediği ya da boşanmayı kabul etmekle birlikte nafaka, tazminat, velayet veya mal paylaşımı gibi konularda uzlaşma sağlanamadığı durumlarda açılan boşanma davasıdır. Eşlerin tüm konularda anlaştığı ve evliliğin en az bir yıl sürdüğü durumlarda ise anlaşmalı boşanma yoluna gidilebilmektedir.

Çekişmeli boşanma davasında davacı eş, kanunda sayılan boşanma sebeplerinden en az birinin varlığını ispat etmek zorundadır. Bu nedenle dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların ve gösterilen delillerin davanın sonucunda belirleyici olduğu kabul edilmektedir.


Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olarak ikiye ayrılmaktadır. Özel sebeplerde ilgili olayın ispatı yeterli olup ayrıca evliliğin çekilmez hale geldiğinin kanıtlanması gerekmemektedir.

1. Zina (TMK m.161)

Eşlerden birinin zina etmesi halinde diğer eş boşanma davası açabilmektedir. Dava hakkı, zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her halde zinanın üzerinden beş yıl geçmekle düşmektedir. Zina eden eşi affeden tarafın dava hakkı bulunmamaktadır.

2. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK m.162)

Eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi, ona pek kötü davranması veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunması boşanma sebebidir. Bu sebepte de dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her halde beş yıl içinde kullanılmalıdır. Affeden eşin dava hakkı bulunmamaktadır.

3. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m.163)

Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu nedenle diğer eşten ortak hayatı sürdürmesinin beklenememesi halinde boşanma davası açılabilmektedir. Bu sebep için kanunda bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir.

4. Terk (TMK m.164)

Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk etmesi ve ayrılığın en az altı ay sürmesi halinde terk sebebiyle boşanma davası açılabilmektedir. Bu davadan önce terk eden eşe, hâkim veya noter aracılığıyla ortak konuta dönmesi için ihtar gönderilmesi gerekmektedir. İhtar, ayrılığın dördüncü ayı dolmadan istenememekte; ihtardan sonra iki ay geçmeden de dava açılamamaktadır. Eşini ortak konutu terke zorlayan veya ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılmaktadır.

5. Akıl Hastalığı (TMK m.165)

Eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu nedenle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmesi durumunda boşanma istenebilmektedir. Bu sebebe dayanılabilmesi için hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekmektedir.

6. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (TMK m.166/1)

Uygulamada en sık başvurulan boşanma sebebi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa her biri boşanma davası açabilmektedir. Sürekli tartışma, hakaret, ilgisizlik, ekonomik şiddet, aile bireylerinin evliliğe müdahalesi ve güven sarsıcı davranışlar bu kapsamda değerlendirilen olgulara örnek gösterilebilmektedir.

Davacının kusuru daha ağır ise davalı, açılan davaya itiraz edebilmektedir. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, mahkeme yine de boşanmaya karar verebilmektedir. Yargıtay uygulamasına göre evlilik birliğinin sarsılmasında tamamen kusurlu olan eşin bu sebebe dayanarak açtığı dava reddedilmektedir.

7. Fiili Ayrılık (TMK m.166/4)

Daha önce açılan bir boşanma davası reddedilmiş ve bu kararın kesinleşmesinden itibaren üç yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin talebiyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilerek boşanmaya karar verilmektedir.


Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülmektedir.

TMK m.168 uyarınca yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Örneğin eşlerden biri İzmir’de, diğeri başka bir ilde yaşıyorsa dava İzmir aile mahkemelerinde de açılabilmektedir.


Çekişmeli Boşanma Davası Süreci Adım Adım

Boşanma davaları Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) düzenlenen yazılı yargılama usulüne göre görülmektedir. Yargılama genel olarak aşağıdaki aşamalardan oluşmaktadır:

  1. Dava dilekçesinin verilmesi: Boşanma sebebi, olaylar, talepler (nafaka, tazminat, velayet) ve deliller dilekçede açıkça belirtilmekte; harç ve gider avansı yatırılarak dava açılmaktadır.
  2. Cevap dilekçesi: Davalı eş, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesi vermektedir. Davalı bu aşamada karşı dava da açabilmektedir.
  3. Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri: Taraflar karşılıklı olarak ikişer haftalık süreler içinde ek dilekçelerini sunmaktadır.
  4. Ön inceleme duruşması: Mahkeme uyuşmazlık konularını belirlemekte, tarafları sulhe teşvik etmekte ve delillerin toplanmasına karar vermektedir.
  5. Tahkikat: Tanıklar dinlenmekte, kurum yazıları ve mali durum araştırmaları getirilmekte; ortak çocuk varsa uzman pedagog veya sosyal çalışmacı tarafından sosyal inceleme raporu hazırlanmaktadır.
  6. Sözlü yargılama ve karar: Taraflar son beyanlarını sunmakta ve mahkeme boşanma, kusur, nafaka, tazminat ve velayet hakkında karar vermektedir.
  7. Kanun yolları: Karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesi kararına karşı ise kural olarak bir ay içinde temyize başvurulabilmektedir. Boşanma kararı kesinleştikten sonra nüfus kayıtlarına işlenmektedir.

Dilekçe ve kanun yolu sürelerinin son gününün tespiti için Hukuki Süre Hesaplama aracından yararlanılabilmektedir.


Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Çekişmeli boşanma davasının süresi; mahkemenin iş yüküne, tanık sayısına, tebligatların zamanında yapılıp yapılamamasına, sosyal inceleme raporu ve mali araştırmaların tamamlanma hızına göre değişmektedir. Uygulamada ilk derece yargılaması çoğu dosyada bir ila iki yıl arasında sürebilmekte; istinaf ve temyiz aşamalarıyla birlikte bu süre uzayabilmektedir.

Dava devam ederken tarafların tüm konularda anlaşması halinde, evlilik en az bir yıl sürmüşse çekişmeli dava anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilmektedir (TMK m.166/3). Bu durumda dava çoğunlukla tek duruşmada sonuçlanmaktadır.


Kusur ve Delillerin Önemi

Çekişmeli boşanmada kusur tespiti, yalnızca boşanma kararı açısından değil, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri açısından da belirleyicidir. Bu nedenle ileri sürülen her vakıanın delille desteklenmesi önem taşımaktadır. Boşanma davalarında başvurulan başlıca deliller şunlardır:

  • Tanık beyanları,
  • Mesaj kayıtları, e-postalar ve sosyal medya yazışmaları,
  • Hastane ve darp raporları, kolluk tutanakları,
  • Banka kayıtları ve mali durumu gösteren belgeler,
  • Fotoğraf ve video kayıtları.

HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmamaktadır. Örneğin eşin telefonuna veya hesaplarına izinsiz erişilerek elde edilen kayıtların delil olarak kullanılması, somut olayın özelliklerine göre hukuka aykırı kabul edilebilmekte ve ayrıca cezai sorumluluk doğurabilmektedir.


Boşanmanın Mali Sonuçları ve Velayet

Nafaka

Dava süresince eşlerin ve çocukların geçimi için mahkemece tedbir nafakasına hükmedilebilmektedir (TMK m.169). Boşanma ile yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası talep edebilmektedir (TMK m.175). Ortak çocuk için ise velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin iştirak nafakası ödemesine karar verilmektedir (TMK m.182). Süresiz nafakaya ilişkin güncel Anayasa Mahkemesi kararı için Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı? yazısı incelenebilir.

Maddi ve Manevi Tazminat

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu eşten maddi tazminat; kişilik hakları saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat isteyebilmektedir (TMK m.174). Bu talepler boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla da istenebilmektedir (TMK m.178).

Velayet

Ortak çocuğun velayeti hakkında mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alarak karar vermektedir. Bu değerlendirmede çocuğun yaşı, bakım ihtiyacı, ebeveynlerin yaşam koşulları ve sosyal inceleme raporu dikkate alınmakta; idrak çağındaki çocuğun görüşü de alınmaktadır. Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına da hükmedilmektedir.

Mal Paylaşımı

Eşler arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermektedir (TMK m.225/2). Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler boşanma davasından ayrı olarak görülmekte ve kural olarak boşanma kararının kesinleşmesi beklenmektedir. Mal paylaşımının nasıl hesaplandığı Boşanmada Mal Paylaşımı rehberinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.


Boşanma Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Hayır. Boşanma davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan arabuluculuğa elverişli uyuşmazlıklar arasında yer almamakta ve zorunlu arabuluculuk kapsamında bulunmamaktadır. Tarafların dava öncesinde veya dava sırasında kendi aralarında anlaşması ise her zaman mümkündür.


Sıkça Sorulan Sorular

Çekişmeli boşanma davası tek celsede biter mi?

Çekişmeli davalar delil toplanması gerektiğinden kural olarak tek celsede sonuçlanmamaktadır. Ancak taraflar yargılama sırasında anlaşır ve evlilik en az bir yıl sürmüşse dava anlaşmalı boşanmaya dönüştürülerek kısa sürede sonuçlanabilmektedir.

Boşanmak istemeyen eş davayı engelleyebilir mi?

Boşanma sebebinin ispatlanması halinde eşin boşanmak istememesi tek başına davanın reddi sonucunu doğurmamaktadır. Davalının itiraz hakkı ancak davacının kusurunun daha ağır olduğu hallerde gündeme gelmekte ve bu itiraz da hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse dikkate alınmamaktadır.

12. Yargı Paketi ile boşanma davaları değişti mi?

31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi), boşanma davalarının usulüne ilişkin bir değişiklik içermemektedir. Kamuoyunda tartışılan iki aşamalı boşanma yargılaması ve zorunlu aile arabuluculuğu gibi düzenlemeler yasalaşmamıştır.

Boşanma davasında avukat tutmak zorunlu mu?

Boşanma davasında avukatla temsil zorunlu değildir. Bununla birlikte dilekçelerde ileri sürülmeyen vakıaların sonradan ileri sürülmesi kural olarak mümkün olmadığından, dava dilekçesinin ve delillerin baştan eksiksiz hazırlanması önem taşımaktadır.


Sonuç

Çekişmeli boşanma davasında sonucu belirleyen başlıca unsurlar; doğru boşanma sebebine dayanılması, hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması, kusurun delillerle ispatı ve nafaka, tazminat ile velayet taleplerinin dava dilekçesinde eksiksiz ileri sürülmesidir.

Yetkiner Hukuk Bürosu tarafından İzmir’de boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarında hukuki destek sağlanmaktadır. Büroya iletişim sayfasındaki kanallar aracılığıyla ulaşılabilmektedir.

Çocuğun velayetine ilişkin ayrıntılı bilgi için Velayet Davası: Çocuğun Velayeti Kime Verilir? rehberi incelenebilir.

Aldatma (zina) sebebine dayalı boşanma davalarında hak düşürücü süreler, ispat ve tazminat konuları için Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası rehberine de başvurulabilir.

Yurt dışında alınmış bir boşanma kararının Türkiye’de geçerlilik kazanması için Yurt Dışında Alınan Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınması rehberine başvurulabilir.

Av. Uygar Yetkiner

İzmir Barosu’na kayıtlı avukattır. Aile, miras, gayrimenkul, iş, ceza ve ticaret hukuku alanlarında çalışmakta; müvekkillerine Türkçe, İngilizce ve Fransızca hukuki destek sağlamaktadır.

Son güncelleme:

Hukuki Destek İçin İletişim

Bu makalede ele alınan konuyla ilgili somut durumunuza ilişkin hukuki destek almak için Yetkiner Hukuk Bürosu ile iletişime geçilebilir.

Telefon: +90 543 379 15 65

E-posta: uygar@yetkiner.av.tr

Adres: Çiçek Plaza, Kat:6 No:605, Bornova/İzmir

İLETİŞİM

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımamaktadır. Somut olaylarda bir avukattan hukuki destek alınması önerilir.

Son Makaleler

Hemen Ara WhatsAppWhatsApp ile yazın