Mirasın Reddi (Reddi Miras): Süresi, Nasıl Yapılır ve Hükmen Ret
Bir kişinin vefatıyla birlikte mirasçılar, terekedeki malların yanında mirasbırakanın borçlarını da kanun gereği kendiliğinden devralmaktadır. Borçları malvarlığından fazla olan bir mirasın kabul edilmesi, mirasçıyı bu borçlardan kendi malvarlığıyla sorumlu hale getirebilmektedir. Bu sonuçtan kaçınmanın yolu, kanunda öngörülen süre içinde mirasın reddedilmesidir. Uygulamada bu işlem “reddi miras” olarak da adlandırılmaktadır.
Bu rehberde mirasın reddinin ne anlama geldiği, üç aylık ret süresinin ne zaman başladığı, reddin hangi mahkemede ve nasıl yapıldığı, mirasın hükmen reddi davası, mirası sahiplenmenin sonuçları ve reddeden mirasçının payının kime geçtiği Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde açıklanmıştır.
Kısaca: Mirasın Reddi
- Yasal ve atanmış mirasçılar mirası üç ay içinde reddedebilmektedir (TMK m.605, m.606).
- Ret beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak ve kayıtsız şartsız yapılmaktadır (TMK m.609).
- Süresinde reddedilmeyen miras, kayıtsız şartsız kazanılmış sayılmaktadır (TMK m.610).
- Ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılmakta ve bu durum hükmen ret davasıyla tespit ettirilebilmektedir.
- Mirası reddetmeden önce tereke mallarını kullanmak, satmak veya mirasbırakanın işlerini mirasçı sıfatıyla yürütmek ret hakkını ortadan kaldırabilmektedir.
Mirasın Reddi Nedir?
Türk hukukunda mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte mirası bir bütün olarak kendiliğinden kazanmaktadır (TMK m.599). Bu kazanım yalnızca malları değil, mirasbırakanın borçlarını da kapsamaktadır. Mirası kabul eden mirasçılar, terekenin borçlarından kural olarak müteselsilen ve kendi kişisel malvarlıklarıyla sorumlu olmaktadır.
Mirasın reddi, mirasçının mirasçılık sıfatını geriye etkili olarak ortadan kaldıran tek taraflı bir beyandır. Mirası reddeden kişi, terekedeki mallardan pay alamamakla birlikte mirasbırakanın borçlarından da sorumlu tutulamamaktadır. Ret, mirasın tamamı için yapılmaktadır; mirasın yalnızca mallarını kabul edip borçlarını reddetmek mümkün değildir.
Mirasın Reddi Süresi: Üç Ay Ne Zaman Başlar?
Mirası ret süresi üç aydır ve hak düşürücü niteliktedir. Sürenin başlangıcı mirasçının durumuna göre değişmektedir (TMK m.606):
- Yasal mirasçılar bakımından süre, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlamaktadır. Mirasçılığını daha sonra öğrendiğini ispat eden yasal mirasçı için süre, mirasçı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren işlemektedir.
- Vasiyetname ile atanmış mirasçılar bakımından süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlamaktadır.
- Terekenin resmi defterinin tutulması veya koruma önlemi olarak defter tutulması halinde süre, defterin tutulmasının tamamlandığının sulh hakimi tarafından bildirilmesiyle başlamaktadır.
Sulh hakimi, haklı sebeplerin varlığı halinde yasal ve atanmış mirasçılara tanınan ret süresini uzatabilmekte veya yeni bir süre verebilmektedir (TMK m.615). Mirası ret hakkını kullanmadan ölen mirasçının bu hakkı kendi mirasçılarına geçmekte; onlar için süre, mirasın kendilerine geçtiğini öğrendikleri tarihten başlamaktadır (TMK m.608).
Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?
Ret beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılmaktadır. Beyan sözlü olarak mahkeme huzurunda veya yazılı bir dilekçeyle yapılabilmektedir. Ret kayıtsız ve şartsız olmalıdır; “borçlar şu tutarı aşarsa reddediyorum” gibi şarta bağlı beyanlar geçerli kabul edilmemektedir (TMK m.609).
Sulh hakimi, ret beyanını tutanağa geçirerek özel bir kütüğe kaydetmekte ve talep halinde reddeden mirasçıya ret beyanını gösteren bir belge vermektedir. Ret beyanında genellikle şu belgelere ihtiyaç duyulmaktadır:
- Mirasçının kimlik belgesi,
- Mirasbırakanın ölüm belgesi veya nüfus kayıt örneği,
- Mirasçılık durumunu gösteren nüfus kayıtları (mirasçılık belgesi zorunlu değildir),
- Vekil aracılığıyla yapılacaksa, mirası reddetme yetkisini açıkça içeren özel vekaletname.
Mirasın reddi bir dava değil, çekişmesiz yargı işi niteliğinde bir beyandır. Bu nedenle karşı taraf bulunmamakta ve işlem genellikle kısa sürede tamamlanmaktadır. İzmir’de vefat eden bir mirasbırakan bakımından ret beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yerinin bağlı olduğu İzmir sulh hukuk mahkemesine yapılmaktadır.
Mirası Sahiplenme Ret Hakkını Ortadan Kaldırır
Ret süresi içinde terekeye ait işlemler dışında mirasçı sıfatıyla davranan, örneğin tereke mallarını satan, kendi adına kullanan, mirasbırakanın alacaklarını tahsil edip harcayan veya terekeye ait malları gizleyen mirasçı, mirası reddedememektedir (TMK m.610).
Terekenin korunmasına yönelik olağan yönetim işlemleri, örneğin cenaze giderlerinin karşılanması veya bozulacak malların korunması, kural olarak mirası sahiplenme sayılmamaktadır. Ancak sınırın her olayda ayrıca değerlendirilmesi gerektiğinden, ret düşünülüyorsa ret beyanından önce tereke mallarına dokunulmaması önem taşımaktadır.
Mirasın Hükmen Reddi Davası
Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, yani terekenin borca batık olduğu açıksa, miras kanun gereği reddedilmiş sayılmaktadır (TMK m.605/2). Bu durumda ayrıca ret beyanında bulunulmasına gerek bulunmamakla birlikte, uygulamada borca batıklığın mahkeme kararıyla tespit ettirilmesi için mirasın hükmen reddi davası açılmaktadır.
Hükmen ret davası, mirasçılar tarafından tereke alacaklılarına karşı açılmaktadır. Yargıtay uygulamasında bu dava herhangi bir süreye tabi tutulmamakta, üç aylık ret süresi geçtikten sonra da açılabilmektedir. Davada mirasbırakanın ölüm tarihindeki malvarlığı ile borçları karşılaştırılmakta; tapu, araç, banka ve icra kayıtları ile vergi ve SGK borçları incelenmektedir. Borçlar malvarlığını aşıyorsa mahkeme mirasın hükmen reddedildiğinin tespitine karar vermektedir.
Hükmen ret, özellikle ölümden aylar veya yıllar sonra icra takibiyle karşılaşan ve üç aylık süreyi kaçırmış olan mirasçılar için önemli bir koruma sağlamaktadır. Ancak mirası sahiplenen mirasçının hükmen ret iddiasında bulunması da mümkün değildir.
Mirası Reddeden Mirasçının Payı Kime Geçer?
Mirası reddeden yasal mirasçının payı, o mirasçı mirasbırakandan önce ölmüş gibi diğer mirasçılara geçmektedir (TMK m.611). Örneğin bir çocuğun mirası reddetmesi halinde, kural olarak onun payı kendi çocuklarına geçmektedir. Bu nedenle borca batık bir mirasın reddinde, reddeden mirasçının alt soyunun da süresi içinde mirası reddetmesi gerekebilmektedir.
En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse, miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmektedir (TMK m.612). Tasfiye sonunda borçlar ödendikten sonra bir değer kalırsa, bu değer mirasçılar mirası reddetmemiş gibi onlara verilmektedir.
Mirası Reddedenin Sorumluluğu Tamamen Ortadan Kalkar mı?
Mirasın reddi, mirasçıyı kural olarak tereke borçlarından kurtarmaktadır. Bununla birlikte kanun, alacaklıları korumaya yönelik bazı istisnalar öngörmüştür:
- Ölümden önceki beş yıl içinde yapılan kazandırmalar: Mirası reddeden mirasçı, ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan aldığı ve mirasın paylaştırılmasında mahsuba tabi olacak değerler oranında tereke alacaklılarına karşı sorumludur (TMK m.618).
- Mirasçının kendi alacaklılarının iptal davası: Ödeme gücü olmayan bir mirasçı, kendi alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla mirası reddederse, mirasçının alacaklıları reddin iptalini dava edebilmektedir (TMK m.617).
Mirasın Reddi Yerine Başvurulabilecek Diğer Yollar
Terekenin borca batık olup olmadığı bilinmiyorsa, mirasçı kanunda öngörülen bir aylık süre içinde resmi defter tutulmasını isteyebilmektedir (TMK m.619). Resmi defter, terekedeki mal ve borçların resmi olarak tespit edilmesini sağlamakta ve mirasçının bilinçli bir karar vermesine imkan tanımaktadır. Mirasçılar ayrıca terekenin resmi tasfiyesini de talep edebilmektedir. Tasfiyede mirasçılar tereke borçlarından kişisel olarak sorumlu olmamaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mirası reddetmek için avukat gerekli midir?
Hayır. Ret beyanı mirasçının kendisi tarafından sulh hukuk mahkemesine yapılabilmektedir. Ancak hükmen ret davasında, mirası sahiplenme şüphesi bulunan durumlarda veya alt soyun da reddi gerektiğinde hukuki destek alınması süreçte hata yapılmasını önlemektedir.
Üç aylık süre geçtikten sonra miras reddedilebilir mi?
Üç aylık süre geçtikten sonra olağan ret beyanı yapılamamaktadır. Ancak ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğu açıkça belli ise, herhangi bir süreye bağlı olmaksızın mirasın hükmen reddi davası açılabilmektedir. Ayrıca haklı sebeplerin varlığı halinde sulh hakiminden sürenin uzatılması talep edilebilmektedir.
Mirası reddedersem kendi çocuklarım borçtan sorumlu olur mu?
Mirası reddeden mirasçının payı, kural olarak onun alt soyuna geçmektedir. Bu nedenle borca batık mirasta reddeden mirasçının çocuklarının da kendileri için işleyen süre içinde mirası reddetmeleri gerekebilmektedir. Reşit olmayan çocuklar adına ret beyanı yasal temsilcileri tarafından yapılmakta ve bazı durumlarda sulh hakiminin izni gerekmektedir.
Miras reddedildikten sonra geri alınabilir mi?
Kural olarak hayır. Usulüne uygun yapılmış ret beyanından dönülememektedir. Ancak ret beyanı yanılma, aldatma veya korkutma gibi irade sakatlıkları altında yapılmışsa, bu beyanın iptali talep edilebilmektedir.
Mirası reddeden kişi mirasbırakanın emekli maaşını alabilir mi?
Ölüm aylığı ve sigorta tazminatı gibi bazı haklar terekeye değil, doğrudan hak sahiplerine ait olduğundan mirasın reddinden etkilenmemektedir. Bu nedenle mirası reddeden eş veya çocuk, şartları varsa SGK’dan ölüm aylığı almaya devam edebilmektedir.
Sonuç
Mirasın reddi, borca batık bir mirasla karşılaşan mirasçılar için kişisel malvarlığını korumanın en önemli yoludur. Üç aylık hak düşürücü süre, mirası sahiplenme sayılabilecek davranışlardan kaçınılması, alt soyun da reddetmesi gerekip gerekmediği ve hükmen ret imkanı, sürecin sonucunu belirleyen başlıca konulardır. Miras kalan taşınmazların paylaşımına ilişkin süreç Ortaklığın Giderilmesi Davası rehberinde açıklanmıştır. Sürelerin hesaplanmasında Hukuki Süre Hesaplama aracından yararlanılabilir.
Yetkiner Hukuk Bürosu tarafından İzmir’de mirasın reddi, hükmen ret, mirasçılık belgesi ve miras hukuku uyuşmazlıklarında hukuki destek sağlanmaktadır. Büroya iletişim sayfasındaki kanallar aracılığıyla ulaşılabilmektedir. Vasiyetname hazırlanması hakkında bilgi için Vasiyetname Nasıl Yazılır? makalesine başvurulabilir.
Mirasbırakanın sağlığında satış görünümünde yaptığı devirlerle mirasçılardan mal kaçırılmasına karşı açılabilecek dava Muris Muvazaası ve Tapu İptal Davası rehberinde açıklanmıştır.
Yasal mirasçılar, miras payları ve saklı pay hakkında ayrıntılı bilgi için Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır? rehberine başvurulabilir.
Hukuki Destek İçin İletişim
Bu makalede ele alınan konuyla ilgili somut durumunuza ilişkin hukuki destek almak için Yetkiner Hukuk Bürosu ile iletişime geçilebilir.
Telefon: +90 543 379 15 65
E-posta: uygar@yetkiner.av.tr
Adres: Çiçek Plaza, Kat:6 No:605, Bornova/İzmir
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımamaktadır. Somut olaylarda bir avukattan hukuki destek alınması önerilir.



